2015 yılı ihracatımızın 145 milyar ABD Dolarının altında kaldığını duymayan kalmadı. Yıllardır duymaya alıştığımız ihracat artışlarının ardından gelen bu durum, aslında daha öncelerden yapılmış olması gereken işleri de “Acil” etiketiyle öne çıkardı.

Aciliyetle ele alınacağı söylenen konuların en önde gideni, “Alternatif Pazarlar” olarak görünüyor. 2015 ihracat rakamlarının açıklanması toplantısında Ekonomi Bakanımız Sayın Mustafa Elitaş, “Alternatif Pazarlar” olarak gördükleri yerleri söylediler. 2016 yılı için öngörülen “Yeni Pazarlar” olarak, “Asya-Pasifik, Latin Amerika ve Sahra Altı Afrika” ülkeleri öngörülmekte. Bu bölgelerin ülkelerine ihracatların arttırılması için eylem planlarının yapılarak uygulamaya geçileceği, Sayın Elitaş tarafından ifade edildi. Bu uzak bölgelere göre yapılacak olan eylem planlarını hep birlikte izleyeceğiz. Temennimiz, bu bölgelere yapılan ihracatların arttırılması için alınacak tedbirler içerisinde yer alacağını düşündüğümüz, “Farklı Devlet Desteklerinin” mevcut desteklerin kaderine uğramayıp, hızla uygulanabilir olmaları.

Bu pazarların görünen en büyük zorluğu “Taşıma” gibi görünse de onun kadar önemli olarak gördüğümüz “Pazarları Tanıma” konusunu gündeme getirmek isteriz. Pazar araştırması yapmak gibi adeti pek olmayan ihracatçı dostlarımız, bu pazarlarda ayak izlerini takip edecekleri pek ihracatçı bulamayacaklardır. Bu nedenledir ki önerimiz, odalar, birlikler, borsalar vb. STK’ların, Ekonomi Bakanlığı’nın desteğini alarak, bu bölgelere ihracatı özendirebilmek amacıyla, “Bilgilendirme toplantıları/Seminerleri” tertiplemeleri.

Türkiye ihracatının çok büyük bir çoğunluğunun, “Gelen Talebe Cevap Verme” şeklinde oluştuğunu ve buralardan talep gelmesini bekleyecek vaktimizin de olmadığını düşünürsek, ihracatçılarımızın bu pazarlarda yerlerini alabilmeleri için, atacakları adımların neler olduğu konusunda bilgilendirilmelerinin önemi kendiliğinden ortaya çıkar. Buralarda faaliyet gösteren iş insanlarımızla birlikte, daha önce buralarda görev yapmış olan ekonomi bürokratlarımızın, hedef pazar olarak belirlenen bölgelerin ülkeleri hakkında ihracatçılarımıza “Bilgi Desteği” sağlamalarının faydasının tartışılmaz olduğunu düşünüyoruz.

Ayrıca bu pazarlara yönelik olarak bazı fikirleri öne sürmek isteriz.

– Önemine çok inandığımız ve kullanılmasının ne kadar faydalı olduğunu her platformda vurguladığımız “Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği ile Yurt Dışı Fuarlara Katılım Destekleri” bu pazarlar için arttırılabilir ve ihracatçılarımıza daha cazip olacak bir hale getirilebilir mi?

– Açılması düşünülen “Türk Ticaret Merkezleri” için alınacak personelin, ihracat piyasasında çalışmış kişilerden olması düşünülebilir mi?

– Yeni hedef olarak belirlenen bölgelerin ülkelerinden sorumlu olan veya olacak olan Ticaret Müşavirlerimizin, “Resmi Yerel Dilleri Konuşabilen” kişilerden seçilmesi olabilir mi?

Farklı ve daha fazla fikirler ileri sürülebilir ve tartışılabilir amma yapılacak işlerin en önemlisi, fikirlerin hızla eyleme geçirilmesidir.