Bitkisel ve hayvansal besinlerin esas kaynağı olan toprağın verim gücünü en yüksek seviyeye ulaştırabilmek, fiziksel ve kültürel işlemlerin yanısıra, bitki besin maddelerini dengeli ve yeterli seviyede toprakta bulundurmakla mümkündür. Herhangi bir yolla toprağa dahil olan maddelerin parçalanmasında ve dolayısıyla besin elementlerinin döngüsünden sorumlu olan toprak mikroorganizmaları, toprakta meydana gelen pek çok kimyasal değişimin içinde aktif rol alır. Bunlardan mikoriza mantarları, bazı mineral besin maddelerinin yarayışlılığını arttırırken, toprakta serbest olarak azot tespit eden azoto bakteri de toprak havasında gaz halinde bulunan azotu, bitkilerin gelişmesi için bitki köklerinin kullanabilecekleri çözünebilir azotlu bileşikler haline dönüştürürler.

Toprak verimliliğini arttıran ve bitki gelişimine katkıda bulunan bu tip mikroorganizmalar, biyo gübreler olarak adlandırılıp, tarımda mikrobiyal aşı materyallerinin hazırlanmasında kullanılırlar. Bu besin maddelerinde azot, ürün verimini sınırlayan önemli elementlerden biridir. Bu nedenle azotlu gübrelerin dünyadaki üretim ve kullanımı diğer bitki besin maddelerini kapsayan gübrelere nazaran çok daha fazladır. Ancak buna rağmen amonyum nitrat, amonyum sülfat ve üre gibi azotlu gübrelerin üretimi, bitkilerle topraktan kaldırılan azot miktarını karşılamaktan uzaktır. Aradaki fark azot tespiti dediğimiz havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasıyla karşılanır. Bu yolla, yani havadaki azotun tespit edilmesiyle dünyadaki azot kazancının 90 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir. Bu, doğada insanların yararına oluşan en önemli ve dikkat çekici olaylardandır. Ve bu olay mikroorganizma dediğimiz canlılar ile gerçekleşmektedir.

Toprakta biyolojik azot tespitini gerçekleştiren mikroorganizmalar ya toprakta serbest yaşayarak ya da herhangi bir baklagille ortak yaşayarak havadaki azotu tespit ederler ve bitkiye verirler. Tespit ettikleri azot miktarının fazlalığı ve tanınma kolaylıkları bakımından, baklagil bitkileriyle ortak yaşayan mikroorganizmalar ülkemizde oldukça yoğundur.

Baklagil bitkileri havadaki azotu kendi başlarına kullanmazlar. Azotun tespiti ortak yaşama sonucu baklagillerin köklerinde oluşan, nodozite adı verilen yumrucuklar içinde yaşayan mikroorganizmalar sayesinde gerçekleşir. Bu yüzden havadaki serbest azottan yararlanmak için baklagil bitkileri ekilirken, bu canlıların toprakta bulunması, eğer yoksa tohumların bu canlılar ile hazırlanan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü dediğimiz maddeler ile kaplanması gerekir ki bu işleme aşılama denir.

Baklagillerin aşılanarak ekilmesiyle önemli miktarda azot kazancı sağlanabilir. Yapılan çalışmalara göre bu kazanç, ortalama olarak yılda dekara yoncayla 24 kg, mercimekle 13 kg, fiğle 10 kg, bezelyeyle 9 kg, soya fasulyesiyle 7 kg kadardır. Bu azot kazancının gübre olarak değeri ekilen baklagilin cinsine bağlı olarak 33-114 kg arasında amonyum sülfata, 27-92 kg arasında amonyum nitrata eşdeğerdir.

Mikroorganizmaların kimyasal gübre ve pestisitlerin oluşturduğu problemleri çözmede alternatif olmaları nedeni ile tarımda kullanılmaları oldukça yaygınlaşmıştır. Günümüzde toprak verimliliğini arttıran ve bitki gelişime katkıda bulunan çok çeşitli mikrobiyal kültürler ve aşılama materyallerini piyasada ticari olarak bulabilmekteyiz. Bununla birlikte ülkemiz şartlarına uygun ve denenmiş ürünlerin tercih edilmesi çiftçimizin yararına olur.

MİKROBİYOLOJİK GÜBRELERİN (NODOZİTE BAKTERİ KÜLTÜRLERİNİN) KULLANILMASI

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de nodozite bakteri kültürleri hazırlanmakta ve istemeleri halinde çiftçilerimize verilmektedir. Bu kültürlerin hazırlanması için öncelikle baklagil ekimi yapılan değişik yerlerdeki tarlalardan toplanan bitkilerin köklerindeki nodozitelerden ayrıştırılan ve saflaştırılan mikroorganizmalar, sera ve çeşitli tarla koşullarında denenerek, rekabet ve azot tespit etme gücü yüksek olanları belirlenmekte ve saklanmaktadır. Bu işlemler her baklagil cinsi için ayrı ayrı yapılmaktadır. Daha sonra ekilecek baklagil cinsine göre bu mikroorganizmalar fermantörde çoğaltılmakta ve organik bir toprağa indirilerek gübre haline getirilmektedir.

AŞILAMANIN FAYDALARI

Baklagil tohumları aşılanarak ekilirse, bitki köklerinde gelişmenin erken dönemlerinde nodoziteler oluşmakta ve bakterilerin havanın serbest azotunu tespit etmesi nedeniyle bitki topraktaki azot eksikliğinden etkilenmeden gelişimini tamamlayabilmektedir. Aşılamayla daha fazla ve daha kaliteli ürün alınması mümkündür. Özellikle azot eksikliği görülen topraklarda bitki gelişmesini önleyecek diğer besin maddelerinin yeterli seviyede bulunması halinde aşılamanın etkisi belirli şekilde görülür. Ürün veriminde sağlanan artış, toprak ve iklim koşullarına bağlı olarak değişir.

Aşılama sonucu tespit edilen azotun önemli bir kısmı, bitkinin hasat edilmesiyle topraktan kaldırılmış olur. Bununla birlikte bu azotun ortalama % 20‘si kökler ve alt yapraklar vasıtasıyla toprakta kalabilir. Bazı baklagil bitkilerinin yeşil gübre olarak toprağa gömülmeleri halinde tespit edilen azotun tümü ilave edilmiş olur. Toprak böylece hem azot hem de organik madde miktarı bakımından zenginleşirken, fiziksel özellikleri de düzeltilmiş olur. Bu nedenlerle baklagil bitkileri, uygulanan tarım sistemi içerisinde münavebeye girmesi gereken bitkilerdir.

Günümüzün modern tarım uygulamaları olarak yoğun mineral gübre ve kimyasal pestisit kullanımı sonucunda ortaya olumsuzluklar çıkmıştır. Bunlardan özellikle azotlu gübrelerin fazla kullanımıyla, toprak profilinden yıkanan nitratın yeraltı sularını kirlettiği ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle mikrobiyal aşılar gözde olmaya başlamıştır.

AŞILAMANIN GEREKLİ OLDUĞU DURUMLAR

Genellikle yeni kültüre alınan veya ilk defa yeni bir baklagil çeşidi ekilen alanalarda ilgili bakteriler bulunmaz. Bu durumda baklagil tohumlarının aşılanarak ekilmesi, nodozite teşekkülü anında herhangi bir rekabet olmayacağı için çok yararlı olur. Bazı durumlarda da toprakta doğal olarak bulunan nodozite bakterileri kalitesiz olabilir.

Tarlamızda bulunan bakterilerin iyi veya kötü kalitede olduğunu kabaca şu şekilde anlamamız mümkündür. Bitki çiçeklenme devresinde köküyle birlikte topraktan çıkartılır. Eğer ana kök civarında büyük ve içi pembe renkli nodoziteler yani yumrucuklar varsa bunların kalitesi iyidir. Eğer bütün kök üzerine dağılmış ufak ve beyaz renkli nodoziteler görülürse tarlamızdaki bakterilerin kalitesi iyi değildir. Böyle bir durumda tohumların aşılanması, azot tespititnin garanti altına alınması için gereklidir. Ancak aynı baklagil bitkisi bölgede uzun süre yetiştiriliyor ve köklerinde etkili nodoziteler görülüyorsa aşılama yapılması gerekmeyebilir. Buna rağmen aşılamanın ucuz, fazla iş gerektirmeyen ve hiçbir zaman zararlı olmayan bir işlem olması nedeniyle tereddütlü hallerde yapılması genellikle çiftçinin yararına olur.

TOHUMLARIN AŞILANMASI VE EKİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Aşılamanın ve dolayısıyla azot tespitinin başarılı olmasını etkileyen birçok faktör vardır. Baklagil – mikroorganizma ortak yaşama sistemi tarafından tespit edilen azotun miktarı, baklagil bitkisinin gelişimini ve mikroorganizmanın yaşama ve faaliyetini etkileyen, fiziksel, kimyasal ve biyolojik etmenler tarafından belirlenmektedir. Bu nedenle kültürle birlikte verilen talimat, iyi bir şekilde uygulanmalıdır.

Her şeyden önce bakteri kültürü serin ve gölgede taşınmalı ve saklanmalıdır. Çünkü yüksek ısı ve kuruma kültür içinde yaşayan bakterilerin ölmelerine neden olur. Aşılama materyali belirtilen dozdan daha az kullanılmamalıdır. Normal şartlarda 1 kg bakteri kültürü 50 kg yonca gibi küçük tohumlu, 100 kg nohut gibi büyük tohumlu baklagiller için yeterlidir. Aşılama materyalinin tohuma iyice karışması sağlanmalı ve tohumlar gereğinden fazla nemlendirilmemelidir. Fazla nemlilik tohumların birbirine yapışarak topakçıklar meydana getirmesine neden olur. 100 kg tohum için 1 litre su yeterlidir.

Aşılama işlemi serin ve gölge bir yerde yapılmalı, aşılanmış tohumlar güneş ışınlarına maruz bırakılmamalıdır. Aşılanmış tohumların ekimi 24 saat içinde tamamlanmadığı taktirde aşılama tekrar edilmelidir. Aşılanmış tohumlar nemli tohum yatağına ekilmelidir. Asit karakterli gübreler ile, mikro element içeren gübreler ile ve ayrıca ot öldürücü, mantar öldürücü ve böcek öldürücü ilaçlarla muamele edilmemelidir. Aşılanacak tohumların ekileceği toprak asit karakterli veya çok tuzlu olmamalıdır. Aşılama materyalinin hazırlanmasında kullanılan bakteriler, yaşamları ve azot tespit edebilmeleri için havaya muhtaçtırlar. Bu nedenle toprağın havalanması iyi olmalıdır.

Toprakta azot, alüminyum ve manganezin fazlalığı azot tespitini olumsuz etkiler. Ancak bitki besin maddelerinden özellikle fosfor yeterli miktarda bulunmalıdır. Ayrıca toprakta kobalt, bor ve molibden gibi mikro besin maddeleri de yeterli miktarlarda olmalıdır. Toprak analizleri sonucuna göre azot dışındaki fosfor ve diğer besin elementlerinin eksikliği görülen durumlarda uygun gübreyle takviye yapılmalıdır. Aşılama yapılacak alana bakterilerin faaliyetini engelleyecekleri için kesinlikle azotlu gübre uygulanmamalıdır. Unutulmamalıdır ki tüm bu koşulların iyi olduğu topraklarda ve iyi kaliteli bakteri kültürü kullanıldığı zaman aşılamadan beklenen yarar sağlanabilir.